Atölyede Bir Gün: Çiçeklenmeler
Yağmurlu bir İstanbul gününde, atölyemden...
Cumartesi, İstanbul'un hayli yağmurlu, benim de kafamın bir o kadar karışık olduğu günlerden biri. Bu sefer kendimi sürükleyerek de olsa malzemeciye götürdüm. Birkaç kuru pastel, yeni çalışma kâğıtları aldım. Ardından tıpkı bir kedinin yavrusunu ensesinden tutup taşıması gibi kendimi alıp atölyeye götürdüm.
Bir atölyemin olması, evden ayrı bir alanda çalışmak hem çok hoşuma giden hem de henüz tam alışamadığım bir deneyim. Yıllardır evden çalışan biri olarak, ki hâlâ öyle, çalışmak için evden çıkmak bazen düşündüğümden daha zor geliyor. Ama o eşiği geçip atölyeye vardığımda genellikle iyi ki diyorum. Cumartesi de öyle günlerden biri oldu.
Bir süredir kendimi yeniden keşfettiğim tuhaf bir dönemden geçiyorum. İçimde ufak ufak yeşeren tohumların bana tebessüm ettiği günler de var, üretmek konusunda tıkandığım, nereden başlayacağımı bilemediğim günler de. Üstelik bunlar birbirinden çok ayrı zamanlarda olmuyor. Bazen aynı günün içinde bile birinden diğerine geçebiliyorum.
Fark ediyorum ki birbirini takip eden günlerden çok, yeni deneyimler ve küçük farkındalıklar harekete geçiriyor beni. Algım açıldığında üretme isteğim de peşinden geliyor.
Boş bir kâğıtla baş başa kalmak bazen düşündüğümüzden zor. İçimde olup bitenleri hangi yüzeye, nasıl bir yüzle aktaracağımı bildiğim söylenemezdi o gün. Bir şeyleri önceden tasarlamaktan çok, içimdeki sıkışmayı biraz dışarı çıkarmaktı niyetim.
Böyle zamanlarda ilk başvurduğum araçlar genellikle mürekkep ve suluboya oluyor. Suyun hareketi, kontrol ettiğim ve edemediğim şeylerin aynı yüzeyde kendilerine yol bulması, düşüncelerimi de bir şekilde temizliyor ve yönlendiriyor. Bazen ne yapacağımı bilmeden başladığım bir çizim, bana bir sonraki hareketi kendiliğinden tarif ediyor.
Bu defa da insan doğasının en hayranlık duyduğum taraflarından birinde, yine yüzlerde geçirdim zamanımı.
Kafamın içindeki her şeyi çözmüş değildim elbette. Ama günün sonunda önümde çiçeklenmelerden bir iz vardı. Selamlaştık. Geceyi bitirdik.


Yorumlar