
SPLASHES:
KAOS & HAREKETİN RİTMİ
VAROLUŞUN & İÇSEL DENGENİN KEŞFİ
Pandemi sonrası dönemde, Şebnem Kayhan sanat aracılığıyla daha dengeli ve içsel bir bağ kurdu. Bu süreç, özellikle yüz figürlerine odaklanarak onun kalıplaşmış formlardan sıyrılma ve figüratif anlatımlarla çalışma yolculuğunun başlangıcını işaret ediyordu. Suluboya, akrilik boya ve çeşitli malzemeler kullanarak aksiyon resim teknikleriyle insan formunu keşfetmiş, çok katmanlı ve özgün ifadeler yaratmıştır.
YÜZLERİN DİLİ & VAROLUŞSAL TEMALAR
Şebnem’in eserlerinde yüz figürleri, varoluşun ikiliğini ve duygusal derinliği yansıtır. Yüz hatlarının dönüşümlerini ve doğayla olan ilişkisini inceleyerek, insan deneyiminin varoluşsal temalarını sorgular. Bu keşif, bireyin kendisiyle ve doğayla kurduğu bağlantıyı irdeleyerek insanlığın evrensel özünü yansıtır.
İÇSEL DÖNÜŞÜM & DIŞ DÜNYAYLA BAĞLANTI
Bu seride Şebnem, içsel dönüşümü ile dış dünyayla kurduğu bağlantı arasındaki dengeyi vurgular. Yüzler, hem bireysel deneyimlerin hem de kolektif anlatıların taşıyıcısı olarak işlev görür. Her bir yüz, kendine özgü bir hikâye anlatırken, aynı zamanda duygusal ve varoluşsal durumları sembolize eder. Bu portreler, izleyicileri kendi varoluşlarını ve dünya ile olan bağlantılarını sorgulamaya davet eder.
ÜÇÜNCÜ BOYUTA GEÇİŞ: YENİ TEKNİKLER
Bu süreç boyunca, Şebnem kumaş, balmumu ve farklı dokularla deneyler yaparak eserlerine derinlik kazandırmıştır. Bu yaklaşım, düz yüzeyleri çok katmanlı bir insan yüzü keşfine dönüştürür. Malzemelerin bir araya getirilmesiyle, yüzlerin değişken doğası ve duygusal ağırlıkları ortaya çıkar. Üçüncü boyuta yapılan bu geçiş, doğa ve insan arasındaki bağlantıyı vurgulayarak zamanın akışını yansıtır.
İLİŞKİLERİN SORGULANMASI
Faces serisi, yalnızca bireyin kendi iç dünyasını keşfetmesi değil, aynı zamanda çevresindeki insanlarla olan ilişkilerini de sorgulama sürecidir. Aile, arkadaşlık, aşk ve sosyal ilişkiler, bu seride en çok üzerine düşünülen konular arasındadır. Şebnem Kayhan, bu seriyi oluştururken ilişkilenme biçimlerini ve bağ kurma yöntemlerini gözden geçirmiş, güçlü ve zayıf yönlerini keşfetmiştir.
Samimiyetin kayboluşu, iki yüzlülük, yapay kurulan ilişkiler, gerçek bağlar ile yüzeysel bağlantılar arasındaki fark gibi temalar, yüzlerin ifade ettikleri duygular ve deformasyonlarla yansıtılmıştır. Bu eserler, sanatçının çevresindeki insanlarla olan bağlarını nasıl yeniden kurduğunu ve ilişkilere dair yeni sınırlarını nasıl keşfettiğini gösterir.
Process
WORKS



































